Türkiye’nin En Küçük Patronu: Melis Mert

Melis Mert

Robb Report tarafından Amerika’nın en prestijli kurumu olarak tanımlanan ve Rockerfeller, DuPont gibi ailelerin yer aldığı Social Register Association’ın tek Türk üyesi olan Melis Mert’in 12 yaşa oldukça başarı sığdırmış. Hem iş dünyasında hem kortlarda emin adımlarla ilerleyen girişimci-sporcu Melis Mert, genç yaşına rağmen profesyonel sporculuk ruhunu özümsemiş biri. Hayatı artık tenis ve spor olmuş durumda ve bu durumdan fazlası ile memnun. Çünkü hırslı ve istediğini elde etmeyi bilen bir genç sporcu. Melis tekstilci bir ailenin kızı, Başarılı tenisçi ve genç girişimci ile keyifli bir röportaj gerçekleştirdik.

Melis merhaba. Şubat sayımızda yer aldığın için teşekkür ederiz. Okuyucularımızın daha iyi tanıması için kendinden kısaca bahseder misin?

Ben Melis. 13 yaşındayım. Tenise başladığımda 3,5 yaşındaydım. Kendimi bildim bileli tenis ile iç içeyim. Hayatımda tenisin çok büyük bir rolü var.

Neden tenis sporunu tercih ettin?

Annem babam sporcu olduklarında beni birçok spor dalına yönlendirdiler ama ben tenisi seçtim.

Hangi kulüpte oynuyorsun?

Türkiye’de Enka Tenis Kulübü oyuncusuyum ayrıca Tenis Federasyonu milli sporcu yetiştirme kampında da antrenman yapıyorum.

Amerika ve Türkiye’de akademilerde yer alıyorsun. Hangi akademi bunlar?

Amerika’da Nick Bollettieri, IMG Tennis Academy ve Inspiration Hobson Tennis Academy’lerinde antrenman yapıyorum.

Seni başarıya yükselten antrenörlerden de bahsedelim. Amerika ve Türkiye’de hangi antrenörler ile çalışıyorsun?

Enka’daki hocalarım alanlarının en iyileri, bu konuda da çok şanslı olduğuma inanıyorum.  Enka tenis baş antrenörü Okan Armağan, Fitness antrenörü Berivan Şakır ve İstinye Tenis Kulübü Başkanı, Davis Cup ve ATP oyuncusu Barış Ergüden ile tenis antrenmanlarımı yapıyoruz. Sizin vasıtanızla da üzerimde emeği olan tüm antrenörlerime teşekkür etmek isterim. Amerika’da olduğum dönemlerde ise Ashley Hobson ve Nick Bollettieri ile antrenman yapıyorum.

Aynı zamanda M&M TENNIS isimli kendine ait bir tenis markası olan en genç tenis sporcusu olmak sana nasıl bir his uyandırıyor?

Son birkaç senedir böyle bir hayalim vardı, Venüs Willliams’ın maçlarını izlerken, hep kendi markanı giyerek turnuva oynamak, maç kazanmak nasıl bir duygu diye düşünürdüm ve çok özenirdim. Bir gün yine Venüs Williams’ın maçını annemle izlediğim sırada, ‘Anne keşke benim de kendime ait bir markam olsa ne güzel olurdu’ dedim. Anne- baba tekstilci olunca bu hayalimi gerçekleştirmek çok zor olmadı. Hayalimdeki tasarımları ve konforu gerçeğe dönüştüren aileme sonsuz teşekkürler. Turnuvalarda kendi ürünlerimi giymek beni çok mutlu ediyor.

Tenis markan nerelerde piyasaya çıktı?

M&M Tennis, şu an Türkiye ve Amerika da piyasaya çıktı. Avrupa satışı içinde altyapı hazırlanıyor. Ayrıca bizi instagramdan da takip edebilirsiniz @m.mtennis

Teniste gelmek istediğin son nokta nedir?

WTA (  Kadınlar Tenis Birliği (Women’s Tennis Association)) sıralamasında üst sıralarda yer alarak ülkemi dünyada başarı ile temsil etmek.

Tenis sürekli çalışmayı ve antrenman yapmayı gerektiren bir spor dalı. Çok çalışmak kelimelerinin senin hayatındaki yeri nedir?

Gerçekten eğer tenis ile ilgileniyorsanız; sürekli çalışmanız ve antrenman yapmanız lazım. Kendini yenilemek bu spor için çok değerli bir mesele. Bu yüzden de çok çalışmak; bence bir hedefinin olması ve bir şeyleri başarmak için elindeki her şeyi vermek demek bana göre. Bir hedef koyun ve ona ulaşmak için çok çalışın…

Peki zorlandığın anlar oluyor mu?

Evet; tabii ki oluyor. Mesela çok fazla tenis oynadıysam el bileğim ağrıyabiliyor. Bu da zorluyor fazlası ile…

Tenis ile alakalı unutulmaz bir anın hangisi?

Tenis ile ilgili en güzel anım tabii ki Serena Williams ile tanışmaktı! Türkiye’de bir turnuva vardı ve o turnuvada ondan imza alabilmiştim. Unutamadığım anlardan birisidir benim için.

Tenis senin için …… haydi boşlukları doldur? 🙂

Tenis benim için tam anlamı ile hayatımın anlamı.

Şu ara herkes Netflix izliyor. Sen de izliyor musun? Bize favori 3 dizini söyleyebilir misin?

Netflix ile vakit geçirmeyi herkes gibi ben de çok seviyorum. Favorilerimi ise şöyle sıralayabilirim: Anne with an E, Control Z ve tabii ki Stranger Things.

Şu anda bir tatile gidecek olsan neresi olurdu ve neden?

Kesinlikle Bodrum olurdu! Şu an oraya gitmek isterdim.

Son olarak; tenise başlamak isteyenlere ne tavsiye edersin?

Bu spora başlamak isteyenler için diyebileceğim şey; öncelikle bu sporu çok sevmeliler. Her şey dışarıdan görüldüğü gibi değil, o kadar çok sevmeliler ki her zorluğuna da katlanabilsinler.

 

.

 

TEILEN